TEMİZLİK ALLAH’IN BİR HÜKMÜDÜR

Tüm yaşamları boyunca Kuran ahlakına göre yaşayan Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, bulundukları toplumda herkese örnek olan temizlik anlayışlarıdır. Ancak bu temizlik anlayışı yalnızca maddi anlamda bir temizlikle sınırlı değildir. Kuran ahlakına uymayan her türlü davranıştan uzak duran müminler, maddi ve manevi her yönden temizdirler.

İman edenler, Yüce Rabbimiz'in Kuran-ı Kerim'deki emir ve tavsiyelerine uyma konusunda son derece kararlı ve titizdirler. Yüce Allah'ın beğendiği davranışları sergilemeye, övdüğü özelliklere sahip olmaya ve sakındırdığı her durumdan uzak olmaya çalışırlar. Yüce Allah'a gönülden iman eden Müslümanları diğer insanlardan ayıran en önemli fark da budur. Kuşkusuz bunun sonucunda ortaya üstün bir ahlak modeli çıkmaktadır. Çünkü insan güzel ve değerli olan tüm vasıflara ancak Allah'ın bildirdiği din ahlakına uyduğunda sahip olabilir. Sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, Kuran'da doğruluğu, adaleti, sabrı, fedakarlığı, vefayı, sadakati, kararlılığı, itaati, alçakgönüllülüğü, hoşgörüyü, şefkati, merhameti, öfkeyi yenmeyi ve daha birçok üstün ahlak özelliğini emretmektedir. Bunlar, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışan müminleri diğer insanlardan üstün kılan önemli ahlak özellikleridir. Rabbimiz'in hoşnut olacağını bildirdiği bu önemli özelliklerden biri de "temizlik"tir.

Temizlik, "…Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever." (Bakara Suresi, 222) ayetinde de bildirildiği gibi Yüce Rabbimiz'in beğendiği ve müminlerin yaratılışlarına en uygun olan tutumdur. Allah'ın üstün gördüğü bir davranış olan temizlik, müminlere bir yandan da çok büyük bir zevk ve rahatlık verir. Yaşamlarının her anında Allah'ın emirlerini uygulama konusundaki kararlılık ve gayretleri hissedilen samimi iman sahipleri, temizlik konusunda da aynı hassasiyeti gösterirler.

Temizlik, Allah’ın bir hükmüdür ve müminlerin ruhlarına ve yaratılışlarına en uygun olan tutumdur. Bu nedenle bir ibadet olarak, şevkle uyguladıkları temizlik, müminlere bir yandan da çok büyük bir zevk ve rahatlık verir.

İslam ahlakında temizlik anlayışı, din ahlakından uzak yaşayan bir toplumun bu konudaki kavrayışından ve uygulamalarından da oldukça farklıdır. Temizlik öncelikle ruhta yaşanır. Kuran ahlakına uygun olmayan tüm davranışlardan, tüm mantık örgülerinden ve yaşam tarzından tam anlamıyla uzaklaşıp arınmak, kişiye manevi bir temizlik sağlar.

Allah Kuran'da insanın ruhen temiz olmasından da bahseder. Nefsindeki kötülüklerden uzak duran, nefsini arındırıp temizleyen insanların kurtuluş bulacağına dikkat çeker:

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. (Şems Suresi, 8-9)

İnsanın manevi yönden temiz olması, ayette bildirildiği gibi nefsinin emrettiği kötülüklerden tamamen uzak durmasıyla mümkün olur. Manevi yönden temiz olan kişi, samimi bir imana, huzurlu bir ruh haline sahiptir. Yaptığı her işgibi, her düşüncesi de hayırlıdır. Karşısına çıkan her olayda Allah'tan razı olmuş bir tavır gösterir. İçi de dışı ile birdir. Ayrıca Allah'tan gelen herşeyin kendisi için mutlaka hayırlı olduğunu bilir. Böyle insanlar nefislerindeki pisliklerden arınan insanlardır ve Allah Kuran'da bu insanların güzel bir sonla karşılaşacaklarını haber vermiştir:

... Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek-korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır. (Fatır Suresi, 18)

Doğrusu, temizlenip arınan felah bulmuştur; (A'la Suresi, 14)

Manevi temizliğe sahip olan bir insan, aklından ve vicdanından her türlü kötülüğü uzaklaştırmıştır. Kuran ahlakından habersiz kimselerin son derece normal karşılayarak yaşadıkları kin, kıskançlık, zalimlik, bencillik gibi birtakım çirkin özellikleri ruhunda asla yaşamaz. Yüksek bir ahlaka sahiptir. Bu nedenle müminler sadece dış görünümlerine değil, içlerinde yani ruhlarında yaşadıkları temizliğe de önem verirler.



Allah’ın insanlara nimet olarak verdiği aydınlık, ferah ve estetik olarak döşenmiş, temiz ortamlar, bir insanın dengeli ve huzurlu ruhsal yapısını yansıtır ve karşı tarafı da olumlu yönde etkiler. Karanlık, kasvetli, uyumsuz ve dağınık bir ortam ise farkında olsa da olmasa da her insanın ruhuna sıkıntı verir.

Allah’ın, insan ruhunun hoşuna gidecek şekilde sunduğu tüm güzelliklere karşılık bir kişinin yerine getireceği tek sorumluluk, O’na gereği gibi şükredebilmek ve Allah’ın istediği gibi bir yaşam sürmektir. Ahiret günü iman sahiplerinin alacağı güzel sonuç ile inkar edenlerin karşılaşacağı ebedi azap bir ayette şöyle bildirilmiştir:

“Takva sahiplerine vaat edilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir.” (Rad Suresi, 35)

ALLAH ARINANLARI SEVER

Tüm yaşamları boyunca Kuran ahlakına göre yaşayan Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, bulundukları toplumda herkese örnek olan temizlik anlayışlarıdır. Ancak bu temizlik anlayışı yalnızca maddi anlamda bir temizlikle sınırlı değil, aynı zamanda Kuran ahlakına uymayan her türlü davranıştan uzak durmak ve nefsi her türlü pislikten arındırmaktır.

Yüce Allah'a gönülden iman eden Müslümanları diğer insanlardan ayıran en önemli fark, her ortam ve şartta Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği güzel ahlaka uymalarıdır. Kuşkusuz bunun sonucunda ortaya üstün bir ahlak modeli çıkmaktadır. Çünkü insan güzel ve değerli olan tüm vasıflara ancak Allah'ın bildirdiği din ahlakına uyduğunda sahip olabilir. Sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, Kuran'da doğruluğu, adaleti, sabrı, fedakarlığı, vefayı, sadakati, kararlılığı, itaati, alçakgönüllülüğü, hoşgörüyü, şefkati, merhameti, öfkeyi yenmeyi ve daha birçok üstün ahlak özelliğini emretmektedir. Bunlar, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışan müminleri diğer insanlardan üstün kılan önemli ahlak özellikleridir. Rabbimiz'in hoşnut olacağını bildirdiği bu önemli özelliklerden biri de "temizlik"tir.


Yüce Allah insanlara yol gösterici olarak indirdiği Kuran'da iman eden kullarını "temiz akıl sahipleri" olarak isimlendirmiştir. Müslümanlar vicdanlarına ve Kuran ahlakına uydukları, Allah'ın rızasını aradıkları ve O'na gönülden boyun eğdikleri için, düşünceleri berrak, samimi ve daima Hak'tan yanadır. Her türlü kirli düşünce ve niyetten uzak olmak, Müslümanların samimi imanlarının bir göstergesidir.

Peygamberlere Bildirilen Temizlik Anlayışı

Belirtilmelidir ki; düşüncelerinin ve kalplerinin temizliği kadar bedenlerinin, giysilerinin, yaşadıkları mekanların ve yedikleri yiyeceklerin temizliği de Müslümanların en belirgin özelliklerindendir. Bir Müslümanın saçı, eli, yüzü, kısacası tüm bedeni daima tertemizdir. Kıyafetleri her zaman temiz, bakımlı ve düzgündür. Çalıştığı veya yaşadığı mekanlar da Müslümanlara yakışır bir şekilde her zaman derli toplu, temiz, hoş kokulu, havadar ve ferahlık verici olur. Şüphesiz müminlerin bu özelliklerine en güzel örnek, Rabbimiz'in insanlar için son peygamber olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)'dir. Allah, Kuran'da Peygamberimiz (sav)'e şöyle buyurmuştur:

"Ey bürünüp örtünen, Kalk (ve) bundan böyle uyar. Rabbini tekbir et (yücelt) Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp-uzaklaş." (Müddessir Suresi, 1-5)

Ayrıca Yüce Allah, Kuran'da müminlere temiz olan şeylerden yemelerini bildirmiş, Peygamberimiz (sav)'e de temiz olan şeylerin helal olduğunu müminlere bildirmesini emretmiştir:

"Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin." (Araf Suresi, 160)

"Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: "Bütün temiz şeyler size helal kılındı." Allah'ın size öğrettiği gibi öğretip yetiştirdiğiniz avcı hayvanlarının yakalayıverdiklerinden de -üzerine Allah'ın adını anarak- yiyin. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir." (Maide Suresi, 4)

Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde ise müminlere temiz olmayı şöyle öğütlemiştir:

"Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, zira cennete temizler girer." (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 96/2)

Rabbimiz Kuran'da hem maddi, hem de manevi olarak temizlenenleri sevdiğini ise şöyle bildirmiştir:

"Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever." (Bakara Suresi, 222)

Biraz önce de belirttiğimiz gibi, Allah iman eden kullarına yaşadıkları mekanları da temiz tutmalarını emretmiştir. Hz. İbrahim'e vahyettiği bu emir, Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

"Hani Evi (Ka'be'yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kılmıştık. "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin", İbrahim ve İsmail'e de, "Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin" diye ahid verdik." (Bakara Suresi, 125)

Peygamberimiz (sav)'in Temizliği Tüm Müslümanlara Örnektir

Peygamberimiz (sav), müminlere temizliği çokça tavsiye etmiştir. Kendisi de temizliğine çok dikkat ederek müminler için en güzel örneği oluşturmuştur. Hz. Muhammed (sav) bir hadiste şöyle buyurmuştur:

"Şüphe yok ki Yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun." (Et-Tıbbün Nebavi S:216)

Peygamberimiz (sav) başka bir hadisinde de, çokça temizlenen müminlerin, kıyamet gününde de diğer insanlardan nurlarıyla ayrılacaklarını bildirmiştir:

"Benim ümmetim kıyamet gününde yüzleri parlak, elleri ve ayakları nurlu olarak haşrolunacaktır. Herkes gücünün yettiği kadar bu parlaklığı arttırsın." (www.diyanet.gov.tr)

İlim bakımından her şeyi kuşatan Rabbimiz, her konuda olduğu gibi maddi ve manevi temizlik konusunda da kutlu elçisi Peygamberimiz (sav)'i Müslümanlara örnek kılmıştır. Tüm yaşamları boyunca Allah'a gönülden bağlı olan müminler de her işlerinde Allah'a yönelerek ve Peygamber Efendimiz (sav)'in temiz ahlakını örnek alarak ahiret hayatına hazırlık yapmalıdırlar. Her mümin için elbette tek bir amaç vardır o da Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmaktır. Unutulmamalıdır ki, müminler Allah'ın izniyle cennete de dünyadaki gibi tertemiz gireceklerdir. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bir Kuran ayetinde şöyle bildirmiştir:



"Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin." (Zümer Suresi, 79)

MÜMİNLER MADDİ VE MANEVİ PİSLİKTEN KAÇINIRLAR

Ki o, malını vererek temizlenip-arınır. (Leyl Suresi, 18)


İman edenler, Yüce Rabbimiz'in Kuran-ı Kerim'deki emir ve tavsiyelerine uyma konusunda son derece kararlı ve titizdirler. Yüce Allah'ın beğendiği davranışları sergilemeye, övdüğü özelliklere sahip olmaya ve sakındırdığı her durumdan uzak olmaya çalışırlar. Allah'ın kullarına emirlerinden biri olan "pislikten kaçınmak ve temiz olmak" (Müddessir Suresi, 5) da diğer tüm konular gibi müminlerin özen ve hassasiyet gösterdikleri konulardandır.


Kuran'da bildirilen anlamda maddi ve manevi temizlik, yeryüzünde yalnızca samimi olarak iman edenlerde tecelli eder. Kuran ahlakından uzak yaşayan cahiliye toplumlarında ise genellikle ince düşünceden yoksun, üstün körü bir temizlik anlayışı hakimdir. Bu kimseler çoğu zaman temizlik konusunda oldukça yetersiz bir bilgiye sahiptirler. Temizliği kendilerince bir yük olarak görürler. Temiz olmaya yönelik istekleri az, bu yöndeki çabaları da son derece zayıftır. Müminler ise temizliğin öneminin farkındadırlar.


Müminler İçin Temizlik Neden Önemlidir?

Temizlik, Allah'ın Bir Emri Olduğu için Önemlidir:

Temizlik, "…Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever." (Bakara Suresi, 222) ayetinde de bildirildiği gibi Yüce Rabbimiz'in beğendiği ve müminlerin yaratılışlarına en uygun olan tutumdur. Allah'ın üstün gördüğü bir davranış olan temizlik, müminlere bir yandan da çok büyük bir zevk ve rahatlık verir. Yaşamlarının her anında Allah'ın emirlerini uygulama konusundaki kararlılık ve gayretleri hissedilen samimi iman sahipleri, temizlik konusunda da aynı hassasiyeti gösterirler.

Temizlik, Cennete Duyulan Bir Özlem Olması Bakımından Önemlidir:

İnanan bir insanın dünyada oluşturmak istediği ortam cennet ortamının benzeridir. Mümin cennete layık görülen bir insandır ve dünyada da cennetteki temizliği, güzelliği gerek kendi üzerinde gerekse çevresinde oluşturmaya çalışır. Kuran'da cennet hayatına ilişkin olarak yapılan tasvirler, müminler için bu konuda bir yol göstericidir. Cennet ortamı, dünyada karşılaşılan her türlü kirden arındırılmış, her detayın kusursuz bir düzen ve uyum içerisinde bulunduğu, güzelliklerle dolu, tertemiz bir mekandır. Bu nedenle müminler dünyada da insanların, yiyeceklerin, kıyafetlerin en temiz olanlarını; evlerin, arabaların, eşyaların en estetik olanlarını Allah rızası için sever ve isterler. Tüm bunlar sonsuz cennet ortamını ve nimetlerini insanlara hatırlatan güzelliklerdendir.

TEMİZLİK ANLAYIŞINDAKİ KURAN AHLAKINA TERS MANTIKLAR

Din ahlakından uzak, vicdanı yerine nefsine göre hareket eden, Kuran ahlakının kazandırdığı gerçek akıldan ve ince düşünceden yoksun bir kimsenin maddi ve manevi temizlikten gerçek anlamda zevk alması beklenemez. Böyle bir insan genellikle temiz olanı kirli olandan ayırt edebilecek bir şuura, pislikten rahatsızlık duyacak bir bilince sahip olamayacağı gibi, Kuran ahlakına uygun olarak yaşayan insanların temizlik konusundaki hassasiyetlerini de anlamayabilir. Ayrıca bu yaşayışı benimsemiş insanlar temizlikle ilgili olarak Kuran ahlakına uygun olmayan şu yanlış mantıklara da sahip olabilirler:
Vurdumduymazlık:

Cahiliye toplumlarında sıkça rastlanan tavırlardan biri 'birşey olmaz' mantığıdır. Bu çarpık mantığa sahip olan kişi, doğru davranışı bildiği halde bile bile yanlış olanı yapmaktadır. Örneğin marketten aldığı elmayı yıkamaya gerek duymadan yalnızca peçeteyle silerek yediğinde, bunun kendisine hiçbir zararı olmayacağını iddia edebilmektedir. Oysa her insan Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan bedenini bir emanet gibi korumak ve gerekli özeni göstermekle mükelleftir. Temizlik ve hijyen konusunun insan sağlığını birebir etkilediği unutulmamalıdır. İnsanın bu sorumluluğunu göz ardı edip, vurdumduymaz bir tavır içine girmesi Yüce Allah'ın beğenmeyeceği bir davranış olacaktır. Ayrıca bu tip insanlar genellikle çevrelerine karşı da son derece duyarsız olurlar. Bulundukları ortamlardaki pisliklerden, dağınıklıktan rahatsız olmaz, temizlemek için herhangi bir girişimde bulunmaz, umursuz bir tavır takınırlar.

Üşengeçlik:

Bir başka zararlı düşünce ise 'üşenme' mantığıdır. Kuran ahlakında yeri olmayan üşengeçlik mantığında, aslında doğru davranış bilinmekte, vicdanen de kabul edilmektedir, ancak uygulamada irade ve devamlılık gösterilmez. Örneğin yemek yemeye başlamadan önce ellerin yıkanması gerektiğini herkes bilir. Çünkü elimiz en çok kullandığımız hayati organlarımızdan biridir ve çoğu zaman temiz olmayan yerlere ve nesnelere dokunmak durumunda kalırız. Eğer bir kişi bu bilgilere rağmen yemek yemeye veya yemek hazırlamaya ellerini yıkamadan başlıyorsa, bunun altında yatan sebeplerden biri üşengeçliktir. Bu kişiye neden böyle bir davranış sergilediği sorulacak olsa, belki de daha 10 dakika önce ellerini yıkadığını söyleyecektir. Peki acaba geçen 10 dakika boyunca dokunduğu herşey temiz midir? Kuşkusuz ki burada esas olan ince düşünce ve vicdanının insana ne söylediğidir. Ellerimizi yıkamadan hazırlayacağımız bir meyve tabağından sevdikleriniz, arkadaşlarınız meyve yiyeceklerse onlar için bu ince düşünceyi göstermemiz gereklidir. Onlar, bu yiyecekleri hazırlayan kişilere güvendikleri için ikram edilen yiyecekleri yemektedirler. Peygamberimiz (sav) de Müslümanların bu konuda özen göstermeleri gerektiğini bir hadis-i şerifinde şu şekilde bildirmektedir:

Enes İbnu Malik (ra) anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, evinin hayır ve bereketini Allah Teala Hazretlerinin artırmasını diliyorsa, yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın."

Bu örnek bize göstermektedir ki, üşengeçlik Kuran ahlakına uygun olmayan bir tutumdur.

İnsan, bu ruh halinden rahatlıkla kurtulabilir. Her Müslüman, Kuran ahlakına uygun olan davranışı göstermek konusunda vicdanını dinlemeli ve vicdanının göstereceği doğru yolu üşenmeden, kararlılıkla ve iradeyle takip etmelidir.
Yeterli Görme Mantığı:

Bu yanlış düşünceye dair çok çeşitli örnekler vardır. Birinci maddedeki örneğin bir benzerini ele alacak olursak, marketten alınmış olan üzümleri iyice yıkamadan yalnızca suyun altından usulen geçirip yemek ve diğer insanlara da bu şekilde ikram etmek yeterli görme mantığına sahip bir kimsenin yapabileceği bir harekettir. Bu yanlış düşünce içindeki insan kendi bedeninin temizlik ve bakımına, evinin, yiyeceklerinin ve kıyafetlerinin temizliğine ilişkin ölçüleri kendi aklına göre belirlemektedir. Başka bir deyişle, kolayına gelecek biçimde, asgari seviyede bir temizlik anlayışını yeterli bulmaktadır. Hijyenle ilgili detayları kendince gereksiz iş olarak görmekte, temizliği baştan savma olarak nitelendirilen bir tarz içinde gerçekleştirmektedir.

Allah rızasına uygun olan davranış ise bu konuda titizlik gösterilecek her yeni detayın, Allah'a yakınlaşmada ve O'nun rızasını kazanmada bir vesile olabileceğini umut ederek hareket etmektir.

Başkaları için Yapma Mantığı:

Bazı insanlar genellikle –yanlış bir tutum olarak- sadece toplum içinde önemli gördükleri kişilerin karşısında bakımlı olmayı, yalnızca kendilerini beğendirmeleri gerektiğine inandıkları ortamlarda temizliğe özen göstermeyi tercih ederler. Oysa mümin, Kuran ahlakının gereği olarak başkaları için değil, Allah'ın beğendiği bir tavır olduğu ve kendisinin de doğal olarak en rahat ettiği tutum bu olduğu için temizliği uygulamaktadır. Kuran ahlakının yaşanmadığı bir toplumda bulunan insanların bir bölümü de sadece bir davete veya toplantıya katılacakları zaman görünümlerine ve fiziksel bakımlarına titizlik gösterebilmektedirler. Ancak yalnız olduklarında aynı hassasiyet geçerli olmayabilir. Böyle bir durum, yapılan temizliğin insanlar için olduğu izlenimini uyandırır. Oysa Allah'ın rızasını kazanmak isteyen bir insan için karşılaştığı her durum aynı değeri taşımaktadır. Yaptığı her temizlikte bunu bir ibadet şuuruyla uygular.


Bu yanlış mantığın kendini açıkça gösterdiği bir başka konu ise ev temizliğidir. Gelecek misafirler için evini temizlemeye niyetlenen bir kimse yalnızca misafirlerin göreceği veya kullanacağı mekanları temizlemeyi tercih ediyor olabilir. Kimi evlerde yalnızca misafirlere özgü bir odanın veya koltukların bulunması bunun açık bir örneğidir. Bu oda hemen hemen hiç kullanılmaz, misafir gelmeden önce son bir temizlik yapılır ve kullanıma açılır. Oysa evin her tarafı her zaman ve her durumda temiz tutulmalıdır. Çünkü kişinin kendisi de bu ortamda yaşamakta, yemek yemekte ve uyumaktadır. Allah'ın rızasına uygun olan davranış biçimi bu hassasiyeti her zaman ve her durumda göstermeyi gerektirmektedir.

Yukarıda maddeler halinde detaylarıyla incelediğimiz bu yanlış mantıkların yanı sıra bazı kimselerde bilgisizlik kaynaklanabilen uygulamalar da mevcuttur. İmani derinliğin insanlara kazandırdığı şuur olmadığında, kişiler bilgisine sahip olmadıkları yeni durumlarda ince düşünce gösteremez, akıl kullanamazlar.

Örneğin bazı kişiler marketten aldıkları ekmeği çok fazla mikrop taşıdığı bilinen gazete kağıdına sararak taşıyabilmekte veya para sayarken elini ağzına götürebilmektedir. Bu durum neyin kirli neyin temiz olduğunu ayırt edememekle ilgilidir. İman edenlerin detaylarda gösterdikleri akılcılık ve ince düşüncenin en güzel örneklerinden biri sevgili Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde şu şekilde bildirilmiştir:



Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Biriniz su içerken kabın içine solumasın. Tekrar yudumlamak isteyince kabı ağzından uzaklaştırıp (nefes alsın) sonra dilerse yeniden içsin."

KURAN AHLAKINA GÖRE TEMİZLİK NASIL OLMALIDIR?

Müminlerin diğer tüm konularda olduğu gibi temizlik anlayışlarında da Kuran ahlakının kendilerine kazandırdığı şuur açıklığı sayesinde üstün bir kaliteye sahip oldukları dikkat çekmektedir. Bu kalite doğal olarak yaşamlarındaki her detaya yansımaktadır. Aşağıda temizlik konusuna ilişkin bazı detaylar Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadis-i şerifleri ışığında örneklendirilmiştir:

Önemli Bir Hatırlatma: Bu örneklerde verilen bilgiler aslında insanların büyük bir çoğunluğunun ailesi, okulu ve çevresi vasıtasıyla öğrendiği bilgilerdir. Ancak Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda yine büyük bir çoğunluk bu bilgileri uygulamaya geçirmekte üşengeçlik, vurdumduymazlık ve iradesizlik gibi sebeplerle başarılı olamamaktadır. Oysa müminler temizlik ve temizlikle bağlantılı bakım, sağlık, hijyen gibi tüm konularda gösterecekleri titizlikle Allah Katında sevap kazanacaklarını umut ettikleri için, bu davranışları gönülden Allah'a adayarak hareket ederler. Öte yandan Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda bazı insanların aşırı titiz olduğu da görülebilmektedir. Fakat bu kimselerde görülen titizlik bilinci tamamen kişisel, psikolojik ya da toplumsal sebeplerden kaynaklanan, Allah'ın rızasını kazanma konusundaki şuurdan yoksun bir bilinçtir.)
Fiziksel Temizlik Nasıl Olmalıdır:

Kuran-ı Kerim'de cennetle ilgili haber verilen detaylardan biri, oradaki insanların fiziksel temizlikleridir. Cennette bulunan insanların bildirildiği bir ayette onların "… sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl" oldukları haber verilmiştir. (Tur Suresi, 24) Ayrıca cennette insanlar için "tertemiz eşler" bulunduğu da pek çok ayetle müjdelenmiştir. (Bakara Suresi, 25) Yüce Allah Kuran'da Hz. Yahya için "… temizlik (de verdik)" diyerek müminlerin temizliğinin önemini bildirmiştir. (Meryem Suresi, 13)

Hz. Muhammed (sav) de hadis-i şeriflerinde müminlerin fiziksel temizliklerine ilişkin olarak şöyle buyurmuştur:

"İslam temizdir. O halde siz de temizleniniz, zira cennete ancak temiz olan girer." (Keşfü'l-hafâ, 1, 288.)

"Vücutlarınızı temiz tutunuz; Allah, sizi temiz kullarından eylesin." ( Muhtar-ül Ehadis 737)

Bu tavsiyeler doğrultusunda, insanların kişisel bakımlarıyla ilgili dikkat etmeleri gereken bazı hususlar ise; temiz kokmak, her gün yıkanmak, el ve tırnak bakımı, dişlerin düzenli fırçalanması, ağız hijyeninin bozulmasına neden olabilecek çürük ve benzeri nedenlerin tedavisi, cildin temiz tutulması, kirli ellerle yüze dokunulmaması gibi hususlar olmalıdır.


Kılık-Kıyafet Temizliği, Bakımı Nasıl Olmalıdır:

Kuran'da müminlerin üzerlerine giydikleri kıyafetlerin de temiz olmasının gerekliliği haber verilmiştir. Ayette şöyle bildirilmektedir:

Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp uzaklaş. (Müddessir Suresi, 4-5)

Peygamberimiz (sav)'in bu konudaki bir hadisi ise şu şekildedir:

"Elbiselerinizi yıkayınız, tıraş olunuz, dişlerinizi temiz tutunuz, güzel ve temiz olunuz". (Muhtar-ül Ehadis 202)

Kıyafet temizliğinde dikkat edilmesi gereken ayrıntılardan bazıları ise; her gün giysilerin değiştirilmesi, giysilerin ve giysilerin bulunduğu dolapların havalandırılması, ayakkabıların her zaman temiz bir görünüme sahip olması, kıyafetlerin estetik yönünün de dikkate alınması, dışarıda giyilen ve gün boyunca muhtelif şekillerde kirlenmeye açık kıyafetlerin ev ortamına gelindiğinde ev giysileriyle değiştirilmesi gibi örneklerdir.

Yaşanan Ortamların Temizliği Nasıl Olmalıdır:

Kendilerini ve giyimlerini temiz tutan Müslümanlar, aynı şekilde yaşadıkları ortamların düzenine de son derece titizlik gösterirler. Kuran'da bu konuda verilen örneklerden biri Hz. İbrahim ile ilgilidir. Allah Hz. İbrahim'e Kabe'yi, orada ibadet edecek olan müminler için temiz tutmasını emretmiştir:

Hani Biz İbrahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip hazırladığımız zaman (şöyle emretmiştik:) "Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut." (Hac Suresi, 26)

Ayetin ifadesinden de anlaşıldığı gibi, Allah bu temizliğin öncelikle o mekanı kullanacak ve orada Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla ibadet edecek olan kimseler için yapılmasını bildirmiştir. Bu nedenle müminler de aynı Hz. İbrahim'in uyguladığı gibi, Allah'ın bu buyruğu doğrultusunda, yaşadıkları mekanları temiz, estetik ve göze en hoş gelecek şekilde muhafaza etmelidirler. Öte yandan Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de içinde Kendi adının anılmasına izin verdiği evlerde bir nur olduğunu haber vermiştir. (Nur Suresi, 36) Bu yönüyle iman edenlerin yaşadıkları, çalıştıkları, biraraya gelip ibadet ettikleri, Allah'ı zikrettikleri tüm mekanlar bir mescit niteliğindedir ve Allah'ın nurunu taşımaktadır.

Hz. Peygamber (sav) de evlerin temizliğine büyük önem vermiş ve, "Allah güzeldir ve güzeli sever, cömerttir ve cömerdi sever, kerimdir ve kerimi sever, temizdir ve temizi sever. Evlerinizin çevresini temizleyin..." (Tirmizi, edeb 41) sözüyle iman edenlere tavsiyede bulunmuştur.

Yaşanan mekanların temiz, hijyenik ve dolayısıyla sağlıklı yerler haline getirilmesinde düzenli havalandırma, banyo ve mutfak gibi en çok mikrop barındırabilecek yerlerin her kullanımdan sonra detaylı temizliği, toz tutan yerlerin sıkça tozunun alınması, halıların her gün veya gün aşırı süpürülmesi ve gerektiğinde yıkanması gibi faktörlerin önemli rolü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra yaşanan yerlerin mümkün olduğunca genişlik ve ferahlık hissi veren, güneş alan, tertipli, düzenli ve aydınlık yerler olması insanlarda sağlayacağı olumlu psikolojik etki bakımından da önemlidir.

Peygamberimiz (sav) "Allah güzeldir ve güzeli sever, cömerttir ve cömerdi sever,

kerimdir ve kerimi sever, temizdir ve temizi sever. Evlerinizin çevresini temizleyin..."

(Tirmizi, edeb 41) sözüyle iman edenlere tavsiyede bulunmuştur.

Yiyeceklerdeki Temizlik Nasıl Olmalıdır:

Müminlerin, titizlik gösterdikleri bir başka konu da yiyeceklerin temiz olanlarını seçmeleridir. Bu, Allah'ın Kuran'da müminler için bildirmiş olduğu bir emridir. Bu konunun bildirildiği pek çok ayetten birkaçı şöyledir:

... Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik)...

(Bakara Suresi, 57)

Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 168)

Allah müminlerin temiz yiyecekleri seçtiklerini Ashab-ı Kehf'in haber verildiği kıssada da bildirmiştir. Ayetlerde Kehf Ehlinin alışverişte temiz yiyeceklere yöneldiği şöyle haber verilmiştir:

... Dediler ki: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin…" (Kehf Suresi, 19)

Yukarıda verilen örnekler yaşam boyunca insanın karşılaşabileceği çeşitli durumlardan yalnızca bir kısmına ilişkin detaylardır. Elbette ki örnekler çoğaltılabilir ve kapsamı genişletilebilir. Ancak yer, zaman ve kişilere ilişkin faktörler ne olursa olsun asıl olan her zaman ince düşünce olmalıdır. Mümin, karşılaştığı her yeni durumu Kuran ahlakının gerektirdiği derin ve şuurlu bakış açısıyla değerlendirecek, en doğru ve en temiz olanı Allah'ın izniyle bulacaktır.

Temizlik ve hijyenin insan sağlığını birebir etkilediği unutulmamalıdır.

Her insan, Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan bedenini bir emanet gibi korumak

ve gerekli özeni göstermekle sorumludur.

TEMİZLİK CENNET EHLİNİN ÖZELLİĞİDİR

Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde temizliğin cennet ehlinin bir özelliği olduğunu şöyle haber vermiştir:

"Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, zira cennete temizler girer." (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 96/2)

Yüce Allah pisliğin müşriklerin (Tevbe Suresi, 28) ve münafıkların (Tevbe Suresi, 95) bir özelliği olduğunu Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir. Bununla beraber Rabbimiz, müminleri de tertemiz kılmak istediğini haber vermiştir. (Enfal Suresi, 11) Tüm bunları bilen müminler, maddi manevi pisliğin her türlüsünden kaçınmak konusunda çok büyük bir gayret içinde olurlar. Kuran ahlakının getirdiği berrak akıl vesilesiyle sürekli tertemiz olmaya niyet eder, her şeyin en temizini ararlar. İman etmeyen toplumlardaki insanların bu konuda gösterdikleri vurdumduymaz, üşengeç, gönülsüz ve baştan savma tavırlardan tamamıyla uzaktırlar. Unutmamak gerekir ki, güzelliklerle dolu tertemiz bir mekan olan cennette yaşamanın coşku dolu neşesini, heyecanını hissedebilmek için bu dünyada temizlikten, güzellikten ve estetikten zevk alabilecek şekilde ruhun eğitilip nefsin terbiye edilmesi gerekir.

Yüce Rabbimiz Allah'ın izniyle müminlerin cennete de dünyadaki gibi tertemiz girecekleri şöyle bildirilmiştir:

"Rablerinden korkup-sakınanlar da, cennete bölük bölük sevk edildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin." (Zümer Suresi, 73)

CANLILARDAKİ VAZGEÇİLMEZ GEREKSİNİM: TEMİZLİK

Kişisel bakım ve temizlik, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için her insanın yerine getirmesi gereken önemli bir ihtiyaçtır. Ancak yapılan araştırmalar bakım ve temizliğin doğadaki canlılar için de en az insanlar kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Düşünme, plan yapabilme, birkaç aşama sonrasını tahmin edebilme, olaylar karşısında tedbir alabilme, kavrama, bir amaç için hareket etme gibi yetenekler tamamen insana has özelliklerdir. Doğadaki diğer canlılar ise böyle bir bilince ve akla sahip değildirler. Dolayısıyla onların plan yapmaları, ileriyi görmeleri, ancak bir aklın ortaya koyabileceği özellikler ortaya koymaları, karmaşık hesapları yapıp uygulamaları, herhangi bir konuda karar vermeleri beklenemez. Ancak buna rağmen doğadaki canlıların yaşamlarını incelediğimizde birbirinden mucizevi özelliklere sahip olduklarına şahit oluruz. Titizlik ve kararlılıkla yerine getirdikleri ve büyük bir çaba ve zaman harcadıkları temizlik alışkanlıkları da bunlardan biridir.

İçinde bulundukları ortam ne kadar kirli olursa olsun daima son derece temiz bir görünüme sahip olan canlılar, üstelik bu temiz görünümü elde etmek için insanların kullandığı malzemelere de ihtiyaç duymazlar. O halde bu fiziksel temizliğe ve tertemiz görünüme nasıl sahip olurlar?

Her canlı gerek fiziksel özelliklerine gerekse bulunduğu ortama en uygun temizlik alışkanlığına sahiptir. Ancak hangi yöntemi kullanırlarsa kullansın, yeryüzünde yaratıldıkları ilk andan beri tüm canlılar bakım yaparken ve vücutlarını temizlerken sonsuz akıl sahibi Yüce Allah’ın kendilerine ilham ettiği emirleri yerine getirirler.

Kuşların Temizlik ve Bakım Yöntemleri

Karıncaların ve diğer bazı böceklerin antibiyotik madde salgılayan özel bir bezleri bulunur. Bu salgıyı yuvalarında bakteri ve mantarların üremesini önlemek için düzenli olarak bedenlerine sürerler. Ancak kuşlar, karıncalar gibi kimyasallar salgılayamaz. Bu nedenle de bazı kuş türleri, temizlenebilmek için karıncaları kullanır. Bu işlemler için tepe biçimindeki karınca yuvalarının üzerlerine konar ve karıncaların tüylerinin aralarına girmesine izin verirler. Böylece karıncaların salgıladıkları formik asit, kuş tüyleri arasında bulunan parazitlerle mücadele ederek onları yok eder.

Kuşların tüylerini temizlemek için kullandıkları bir diğer araç ise gagalarıdır. Gagalarıyla yaptıkları temizlik sayesinde tüylerinin aynı zamanda düzgün durmalarını da sağlarlar. Kuşlar her gün tüylerini temizler ve biçimi bozulanları onarırlar. Kuşların, temizliğin yanı sıra uçmak ve sıcak kalmak için de tüylerini düzgün tutmaları gerekir. Kuyruklarının dibinde bulunan özel yağ bezlerine hafifçe vurarak gagalarını yağlarlar. Daha sonra yağa bulanmış gagalarını tüylerini taramak için kullanırlar. Bu yağ hem tüyleri yumuşatır hem de sudan korur. Tarama işlemindeyse tüylerini temizleyerek, biçimi bozulanları düzeltirler.Tüm bu işlevleri dolayısıyla kuşların temizlik ve bakım için kullandıkları gagaları büyük bir öneme sahiptir. Kuşların gagalarının ve gagaları sayesinde yaptıkları temizliğin oldukça hayati bir önem taşıdığı Utah Üniversitesi'nden biyolog Dale Clayton tarafından şöyle vurgulanmaktadır: ”Eğer kuşların, parazitlerini temizlemelerini engelleyen, bozuk ve işlevsiz bir gagası olsaydı; hızla artan parazit miktarı yüzünden kısa sürede ölürlerdi. Örneğin kışların sert geçtiği yerlerde, tüylerini temizleyemeyen güvercinlerin birçoğu tüylerinde artan parazitler nedeniyle bir yıl içinde ölürler.”

Kuşların temizlik ve bakım için kullandıkları yöntemler bunlarla sınırlı değildir. Kimi bedenine su sıçratarak, kimi ise kuma sürtünerek temizlenir. Örneğin, kiraz kuşları çoğu zaman suda oynuyormuş gibi görünseler de aslında banyo yaparlar. Suyu sıçratır, başlarını sallar ve tüylerini kabartırlar. Bunu ise her zaman belli bir sırayla yaparlar.

En ufak bir kirlilik, kuşların aerodinamik özelliklerini kaybetmelerine yol açar. Bu nedenle tüm kuşlar gagaları ile tüylerini tek tek temizlemek zorundadır.

Balıkçıl Kuşları ve Papağanların Farklı Yöntemleri

Birçok kuşun aksine papağan ve balıkçıl kuşlarının, kuyruklarında yağ bezesi yoktur. Bu nedenle kanatlarını temizlemek için bir çeşit toz üretirler. Bu toz, tüylerinin yıpranmış uçlarından gelir. Bazı türlerde -güvercinler ve papağanlarda olduğu gibi- tozlar kuşun tüyleri arasına dağılmıştır. Diğerlerinde, özellikle balıkçıl kuşlarında ise bu tozlar küçük öbekler halinde toplanmıştır. Tozun, temizliğin yanı sıra ne işe yaradığı henüz tam olarak anlaşılamamıştır; fakat kanatların su geçirmezliğine yardımcı olduğu tahmin edilmektedir. Yıkama, topraklama ve tozlamayla tüyler tekrar uçuşa uygun pozisyon için hazırlanmış olur. (David Attenborough, The Life of Birds, s.53) Balıkçılların ve papağanların temizlenmek için kullandığı bu yöntem de, Yüce Rabbimiz'in benzersiz yaratışının örneklerinden sadece biridir.

Temizliğin Kediler İçin Önemi


Kediler tüm vücutlarını dilleri ile temizlerler. Kedilerin dilleri pürüzlü bir yüzeye sahiptir. Bu sayede tüylerinin üzerlerindeki yabancı parçacıkları yakalarlar.

Vücutlarını soğutacak ter bezleri olmadığı için, sıcak havalarda insanlar gibi terlemezler. Bu nedenle kediler vücutlarının soğuması için temizlenmeye ihtiyaç duyarlar. Temizlik sonrasında buharlaşma sonucu soğumaya benzer bir etki oluşur.

Temizlenmiş bir kürk çok daha yumuşak olur. Bu da soğuktan daha iyi bir yalıtım demektir. Buruşuk kürkler ise yalıtım özelliklerini yitirdiği için soğuk havalarda yaşamı zorlaştırır. Aynı zamanda kedilerin aşırı ısınmasını da engeller.

Kedilerin tüyleri güneş ışığına maruz kaldığında D vitamini üretir. Kediler temizlenirken bu vitamini direkt vücutlarına almış olurlar.

Temizlik kedilerin kürklerini su geçirmez hale getirir. Kedilerin dillerinin tüylerin üzerindeki hareketi deri altı bezlerinin kediyi kuru tutacak özel bir madde salgılamasını sağlar.

Su Altı Dünyasında Temizlik

Suların altında yaşayan ve sudan hiç çıkmayan canlıların da temizliğe ihtiyacı olması ilk başta şaşırtıcı gelse de, temizlik su altındaki tüm canlılar için de büyük önem taşımaktadır. Örneğin balıkların, üzerlerinde yaşayan asalaklardan arınmaları gerekir. Asalaklar, balıkların derisinde, pullarının arasında ve ağızlarının içinde yaşarlar. Bir an önce temizlenmeyen asalaklar ise oldukça çabuk çoğalarak balıkların ölmesine dahi neden olabilmektedir. Bazı balık türleri kendi kendilerini temizleyebilecek herhangi bir sisteme sahip olmadıkları için de başka canlılar tarafından temizlenmeye gereksinim duyarlar. Böyle durumlarda bazı balık ve karides türlerinin yaşadığı mercan kayalıklarına gider ve başka canlılarla yardımlaşırlar. Bu şekilde, bir taraf kendisine yiyecek temin ederken, diğer taraf temizlenmiş ve zararlı organizmalardan arınmış olur.

Çöpçü Balığı

Çöpçü balığı adı verilen küçük balıklar dişleriyle balıkların üzerindeki parazitleri toplayarak beslenirler. Parlak siyah-mavi çizgili vücutları ve özel zigzag dansları olan çöpçü balıkları büyük balıkların ağzının içine girerek dişlerini de temizlerler. (Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.32)

Temizlikçi Karidesler

Temizlikçi karideslerin görevi, okyanustaki balıkları temizlemektir. Birçok temizlikçi karides çeşidi vardır. Resimde görülen karidesin kırmızı ve beyaz çizgileri bir deniz feneri gibi işlev görerek, temizlenmeye ihtiyacı olan balığın karidesi bulmasına yardımcı olur. İki uzun beyaz anteni olan karides, balığın üzerine yerleşir yerleşmez balık, sabırla derisinin ya da yarasının üzerindeki ve ağzının içindeki parazitlerin yenmesini bekler. Bu temizlik ekibi, balığın tamamen temizlendiğinden emin olana kadar görevini sürdürür. (Ranger Rick, Aralık 1990, s.5)

Deniz Kaplumbağası ve Mercan


Mercanlarda yaşayan balıkların birçoğu dipteki kayaların üzerinde buldukları su yosunları ile beslenirler. Ancak bu balıkların tek yiyecek kaynağı su yosunları değildir. Bazı mercan balıkları, deniz kaplumbağalarının kabuklarına yapışmış olan mantarları da yerler.Yüzerek bu balıkların yanına gelen deniz kaplumbağaları, sanki sözleşmiş gibi, balıkların yaşadığı bölgeye yakın bir yerde durarak balıkların gelmesini bekler. Böylece kendilerinin yapamayacağı temizliği, mercan balıklarına yaptırmış olurlar.

Temizlikçi Balıklar

Temizleyici balıkların sırt yüzgeçleri bir vantuz gibidir. Oxyjulus californica, diğer adıyla senyorita, bu balıkların en bilinenidir. Temizleyici balıklar da çok rahat bir şekilde bazen balığın dişlerini, bazen de vantuza benzer yüzgeçleri sayesinde balığın solungaçlarını temizler, bu sayede karınlarını doyurmuş olurlar. (Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 237, Ağustos 1987, s.3)

Hawaii yakınlarında yaşayan sarı renkli yosun balığı ile altın halkalı cerrah balıkları, yeşil kaplumbağaların üzerindeki alglerle beslenirler. Resimde görülen kaplumbağanın alt kısmındaki ölü ve yıpranmış derileri yiyen ise yalnızca Hawaii’de bulunan çırçır balığıdır.

Tüm Evreni Saran Yaratılış Gerçeği

Hiçbir şuura, akla, karar verme, muhakeme ve yargı yeteneğine sahip olmayan canlıların temizlik ve bakım konusunda sergiledikleri bu birbirinden dikkat çekici davranışlar ve birbirlerinin temizliği için yaptıkları fedakarlıklar tek bir gerçeği göstermektedir: Bu canlılar ve doğada bulunan diğer canlılar yaratıldıkları ilk andan itibaren Yüce Allah'ın kendilerine verdiği ilham ile hareket etmekte, O'nun emri ve denetimi ile yaşamlarını ve nesillerini sürdürmektedirler. Yüce Rabbimiz'in eşsiz yaratışı ve ilmi bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirilmektedir:


”Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi sarıp-kuşattığını bilip-öğrenmeniz için.” (Talak Suresi, 12)

Kısa Kısa...
Sekiz-on işçi arı, 24 saat boyunca belli aralıklarla yer değiştirerek kraliçe arıyı temizler. Bu sırada onlara, kraliçe arının koloniyi birarada tutmaya yarayan salgıları bulaşır. Kraliçenin salgısına bulanan işçiler, bunu öteki işçilere de bulaştırırlar. Bu şekilde yaklaşık 50.000 işçi arıdan oluşan kolonide hem temizlik hem de haberleşme sağlanmış olur.

Tüm kurbağalar büyük gözlere ve göz kapaklarına sahiptirler. Bu hayati organlarını korumak ve temizlemek için ise, birçoğunun gözlerini yağlayacak ve temizleyecek özel bir zarı vardır.

Gözyaşları ve göz kapağı olmayan sinekler, yemek bulmak ve düşmanlarından korunmak için kullandıkları gözlerine oldukça özel bir bakım uygularlar. Örneğin at sinekleri, gözlerini ön bacaklarında bulunan sert kıllarını kullanarak temizlerler.